Blog,  Kültür-Sanat,  Yazılar

B’aşka Bir Şey

Geçtiğimiz günlerde genç sanatçı Furkan Öğütçü’nün B’aşka Bir Şey isimli oyununu seyrettim. Neler hissettim, neler düşündüm, sizler için yazdım…

Kendi yorumlarıma geçmeden evvel tanıtım bültenini paylaşıyorum:

“Söylediklerinden çok söyleyemedikleriyle var olan bir oyun.

Hayatı ve yaşamı anlamlandırmaya çalışan bir adamın, geçmişin izleriyle örülü yolculuğu… Kurmak istediği hikâye bir türlü tamamlanmaz; bunun yerine sorduğu sorularla seyirciyi kendi zihinsel dağınıklığının içine çeker.

Bu, tanımlara sığmayı reddeden bir var olma denemesi.

Post-dramatik yapıya sahip olan oyun; trajediyle varoluşçuluğun iç içe geçtiği, sahnede tek kişilik bir yüzleşme hâlidir. Yaklaşık bir saat süren oyunda sahnede yalnızca bir sandalye vardır. Korku, sevinç, yaşam, doğa, aşk, zaman, çocukluk, yalnızlık ve ölüm gibi kavramlar etrafında dolaşan anlatı, giderek oyuncunun kendi çaresizliğine ve yalnızlığına doğru ilerler.

Oyuncu sahneye bir hikâye anlatmak niyetiyle çıkar. Fakat zihnindeki karmaşa ve seyirciyle kurduğu doğrudan temas, dikkatini sürekli bölerek anlatıyı sekteye uğratır. Hikâyesini tamamlayamaz mı, derdini anlatamaz mı? Yoksa tam da bu dağınıklığın içinde her şeyi eksiksiz biçimde mi söyler?

Bir hikâye dinlersiniz

Belki.”

Furkan Öğütçü’yü sahnede izlemek epeyce keyifli. Kendisi tiyatroya gönül vermiş, yetenekli, çalışkan ve sahneye yakışan bir genç. Öğütçü’nün kendi uyarlaması olan B’aşka Bir Şey, tek kişilik yapısıyla; soyut anlatımın, içsel diyalogların ve absürt komedi maskesi altındaki ağır dramın iç içe geçtiği bir metin. Seyirci ile interaktif şekilde kurgulanan akış başarılı şekilde yönetilmişti ve bence interaktif bölümler dozundaydı. Furkan’ın performansını izlemek pek keyifli doğrusu. Özellikle beden dili, sesini kullanışı, mimikleri, sahneyi uçtan uca kullanmasını tüm seyircinin beğendiğini düşünüyorum.

Bazen bir insan küçücük dünyasında kaybolur, varoluşsal acılar çeker. B’aşka Bir Şey bu varoluşsal acıları, sancıları empatik şekilde yansıtan bir oyun. Furkan’ın temsili, seyircinin bu oyunun etkisini en üst düzeyde hissetmesine olanak tanıyor.

Oyun bittiğinde hissettiğim şuydu, vücudunuzun bir yerinde derin bir sivilce çıktığını, bu sivilcenin zamanla yaraya dönüştüğünü düşünün. Yara sizi rahatsız etse de zamanla üzerindeki sızının size garip bir haz verdiğini, cerahat dolu bu küçük canavarın sıkıntı ile birlikte haz verdiğini hayal edin. Sonunda dayanamayıp ıstırap ve zevkin birbirine karıştığı bir anda bu küçük canavarı sıkıp içindeki cerahati son damlasına kadar boşalttığınızı; hemen ardından gelen tarifsiz rahatlama hissini canlandırın zihninizde. İşte B’aşka Bir Şey’i izlemeyi bu şekilde tarif edebilirim.

Başta Furkan Öğütçü olmak üzere, Büşra Ay, Kübra Burçin Ay, Emirhan Bal ve tüm Oyunbozanlar Tiyatrosu’nu tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum…

Yaşasın Tiyatro…

Göksel Aksel

 

B’aşka Bir Şey Künye:

Uyarlayan – Yöneten – Oynayan:  Furkan ÖĞÜTÇÜ
Ses – Işık: Kübra Burçin AY
Yapım- Büşra Ay- Oyunbozanlar Tiyatrosu-ÇZM organizasyon
Fotoğraf ve Video: Emirhan BAL- BARIŞ

 

Bir cevap yazın