Haberler

Dipnot ile Söyleşi

Son zamanlarda hemen hemen her sahnelerine mutlaka gittiğim, dinlemekten keyif aldığım ve üyelerinin her birini oldukça sevdiğim müzik grubu Dipnot ile tanışmaya hazır mısınız? Geçtiğimiz haftalarda prova için gittikleri stüdyoda grup üyelerini yakaladım, çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

 “Dinleyicinin güvenli alanıyız.”

Göksel: Aklıma ilk gelen soru ile başlamak istiyorum. Nasıl oluyor da her sahneniz sold out oluyor? Rezervasyonlar günler öncesinden doluyor. Sahne aldığınız her mekân tıka basa dolu. Nedir bunun sırrı?

Metehan Tolon: En başta bizi tanıyan insanlar, kendi çevremizden bizi bilen ve seven insanlar geldi. Hatta ilk sahnemizde yaklaşık iki yüz kişi içerdeydi ve 30-40 kişi geri dönmek zorunda kaldı. Benim aslında şöyle bir kaygım da vardı, bir kez geldiler, bir daha geldiler, herhalde üçüncüye aynı insanlar gelmeyebilirler diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. Şöyle bir noktaya evrildi; insanların bir şekilde eğlenmeye ve deşarj olmaya ihtiyacı var. Bir yandan da dışarıda tehlikeli bir hayat var. Bizim ortamımız güvenli bir ortam haline geldi. İnsanlar birbirlerini tanıyorlar, güveniyorlar, birlikte müzik dinleyip eğlenebiliyorlar. Bizi de sevdiler. Devam eden teveccühün sebeplerinden birinin bu olduğunu düşünüyorum.

Adnan: Müzikal açıdan da bakacak olursak, biz dinleyicimize son derece saygı duymaya çalışan bir grubuz. Dolayısıyla gösterdiğimiz performansın dinlenme noktasında kaliteli ve iyi olması konusunda biraz hassasız. Bence normalin üzerinde prova yapıyoruz. Üstün körü bir performansla çıkmıyoruz, müzikal kaliteye de oldukça önem veriyoruz.

Mehmet: Metehan’ın söylediği taraftayım. Gece hayatında her yer aynı kalitede dinleyici grubuna sahip olmuyor. Bizim tarafta birbirine saygılı, nezih, hoşgörülü bir ortam var. Bu sebeple de başkalarının gelmesine de olanak sağlıyor. Güvenli alan olmamızın etkisi büyük diye düşünüyorum.

Metehan Saçakçı: Ek olarak, şarkı seçimlerimizin çok iyi olduğunu düşünüyorum. Şarkı seçimlerimiz insanları yakalıyor ve tekrar gelmeye teşvik ediyor. Ben sahnede çalarken dinleyicilere bakıp “ya çok güzel ortam” diyorum. Bir gelen bir daha gelmeye heves eder bence.

Göksel: Dipnot ismi nasıl doğdu ve bunun bir metaforu var mı?

Okan: Sahnelere yeni çıkan bir grubuz ama grup olarak baktığımızda 3 senenin üstünde bir geçmişimiz var. İlk başta prova yapalım, bir hayalimiz olsun, bir gün çıkıp söyleyelim gibi düşünüyorduk. Hepimizin bir gelişelim, biraz daha gelişelim gibi bir yaklaşımı vardı. Sonra Adnan gelip dahil olunca müzikalitemiz arttı diyebilirim. Ve Adnan da dedi ki, abi siz olmuşsunuz artık. Artık yavaştan sahneye çıkalım dedik. 3 senedir isimle ilgili bir kaygımız yoktu. Mekanlar artık gelin çalın deyince artık bir isim bulmamız gerekiyordu. Herkes akademisyen biliyorsun. Buradan yola çıkarak Dipnot olsun dedik. Aslında farklı isimler de gündeme geldi ama hepimizin en çok içine sinen isim Dipnot oldu. Sağ olsun Metehan öne sürdü. Vurucu ve güzel oldu.

 

“WhatsApp yazışmalarımızı bir görsen…”

Göksel: Sizin grup dinamiklerinizden de bahsedelim.

Okan: Az evvel Mehmet’in ifade ettiği bir nokta var. Bizim ortamda herkes birbirine saygılı. Biz gerçekten birbirine çok saygılı bir grubuz. WhatsApp yazışmalarımızı görsen, “abi siz napıyosunuz” dersin.  (Herkes gülüyor)

Adnan: Grup elemanlarının belli bir olgunlukta olmasının getirdiği bir şey. Hepimizin bir yaşam tecrübesi ve herkesin bir hayat görgüsü var. Metehan jr da yaş olarak epeyce küçük olmasına rağmen bize çok güzel uyum sağladı. Hırslarımız, keskinliklerimiz yok. İletişim problemlerini aşmış insanlarız. Sevgi ve saygı içerisinde devam ediyoruz.

Okan: Mesela grubun ismi ile ilgili önerileri WhatsApp’te anket yaptık, herkes oyladı ve tamam bu olsun dedik. Bizde işler hep böyle yürüyor. Piyasada müzisyen abilerimiz, ablalarımız, gruplarda şöyle bir şey seziyoruz; onlar tabi çok yoğun çalışıyorlar. Hem fiziksel hem psikolojik bir yorgunluk olabiliyor. Bununla beraber hoşgörü ve uzlaşıdan uzaklaşılabiliyor. Biz uzaklaşmamak için saygımızı diri tutmaya çalışıyoruz.

Metehan T: Bizim güzel müzik yapmanın dışında bir hırsımız yok. Güzel müzik yapmak dışında bir hırsımız olmadığı için de birbirimizi kırmanın bir manası yok.

 

Göksel: Dinleyici ile bağ kuruyor musunuz? Bu bağı nasıl tanımlıyorsunuz?

Adnan: Aslında bu soruya cevap vermek için biraz erken diyebiliriz. Çünkü şu an genellikle tanıyan ve bilen insanlar dinlemeye geliyor. Onların bize karşı hafif bir pozitif ayrımcılığı olabilir. Daha çok sahne aldıkça ve tanıdık olmayan çevreye daha çok açıldıkça kurulacak bağda da problem çıkacağını zannetmiyorum. Biz herkesle iyi bağ kurabilecek bir grubuz. Dinleyemeye gelen herkesin ilgisini çekebiliriz gibi düşünüyorum.

Mehmet: Şarkı seçimlerimiz de bağ kurmada rol oynuyor. Biz Türkçe müzik yapıyoruz. Repertuvarımızda pop da söylesek, rock da söylesek Anadolu pop da olsa kendi yorumumuzla çalıyoruz.

Okan: Bu arada sahne anında etkileşim için solistimiz Metehan Tolon’a teşekkür etmek istiyorum. İnanılmaz şekilde insanları alıyor, onları enerjisiyle katkı vermeye teşvik ediyor. Bağ kurmamızda çok etkili bence.

Metehan S: Benim sanırım dördüncü sahnem. Çoğuna çalıştığım yerden iş arkadaşlarım, yöneticilerim geldi. Sonuçta iş yerinde çok sevdiğin ama ciddi ve mesafeli olduğun insanlar. Ben sahneden bakıyorum eğleniyorlar mı diye, benim liderim, çok tatlı bir adam, ben sahneden inince sarıldı bana “oğlum çok iyiydi lan” diye. İşte bu dedim. (Herkes gülüyor).

Göksel: Türkiye’de Anadolu Rock, Pop müziği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet: Dijital platformlara baktığımızda aslında son yıllarda Rap şarkılarının diğer tüm müzik türlerinin üzerinde talep gördüğü ortada. Ciddi bir rap piyasası var. Rapçiler artık Pazar magazinde ünlü diye adı geçen insanları bile katlamış durumda. Fakat Türkiye’de Anadolu ezgileri olan Rock ve Pop şarkılarının dönemi geçmiyor, geçmeyecek. Büyük şehirlerde yabancı rock yapan bir kitle var bir de bizim gibi Türkçe rock söyleyen gruplar var. İkisinin de kendine özgü bir kitlesi var.

Metehan T : Tabi şunu da belirtmek gerek, piyasanın durumundan ötürü bizim zamanında severek dinlediğimiz, şimdi sahnede severek çaldığımız şarkılar gibi şarkılar da üretilmiyor. Çünkü talep görmüyor.

Göksel: Peki, albüm ne zaman geliyor?

Herkes: Biraz var. Belki 2027. Belki dijitale bir single olabilir.

“Repertuvarın vazgeçilmezi Saydım Kaç Gün Oldu”

Göksel: Repertuvarınızda mutlaka olsun dediğiniz 3 şarkı olsa hangisi olur?

Metehan T: Bu çok zor bir soru. Çünkü repertuvara çalıştığımızda bir şarkıyı dışarda bırakınca çok üzülüyoruz.

Göksel: Dipnot’u hatırlatacak, bizi bu şarkı ile hatırlasınlar dediğiniz, imza bir şarkı seçecek olsanız hangisi olurdu?

Herkes: Saydım (Ogün Sanlısoy, Saydım Kaç Gün Oldu).

Göksel: Sizi hiç dinlememiş birine sizi tek bir cümle anlatmam gerekse, bu cümle ne olur?

(Tatlı bir sessizlik)

Herkes: Müzik terapisi ve mutluluk diyebiliriz.

Dipnot Üyeleri!

Metehan TOLON

1976 Ankara doğumlu. İlkokul çağlarından beri hep müziğin içinde oldu. Üniversite yıllarında solistlik tecrübesi yaşadı ve sahne tutkusu arttı. Sonrasında akademisyen olmasında bunun da büyük etkisi olduğunu itiraf eder. Şimdilerde en büyük hayallerinden birini gerçekleştirmenin keyfi içerisinde hem akademik hem de müzik hayatına devam ediyor. Evli ve 1 oğlu var.

Adnan GÜNALP

1976 Ankara doğumlu olan Adnan, küçük yaşlarda başlayan Rock Müzik merakını, üniversite yıllarında gitar çalmaya başlaması ile birlikte bir tutkuya dönüştürecekti. Finans sektöründe çalıştığı yılların ardından EYT kapsamında emekli olduktan sonra İstanbul’dan Ankara ‘ya dönüş yapıp, yollarının kesiştiği Dipnot grubuna dahil olarak, her zaman gönlünde olan müzik sevdasını sahnelere taşıdı.

Mehmet ÇAKAR

1976 Ankara doğumludur. Uzun yıllardır Ankara rock müzik dünyasında onlarca grupla sahne almıştır. Profesyonel hayatında akademisyen olarak çalışmaktadır.

Hakkı Okan Yeloğlu

Akademisyen. Radikal Pozitivist. Rock müzik seven, dinleyen, çalan. Dipnot gitaristi.

Metehan SAÇAKÇI

Grubun en küçük üyesi ve davulcusu Metehan. Genelin aksine sessiz ve gürültüsü az olan, dinlemenin daha önemli olduğuna inanan bir davulcu kendisi. Dipnot olarak çalarken sürekli şarkının gidişatını anlamak için gözleriyle sevgili hocalarının yüzlerini süzmesiyle biliniyor.

 

Dipnot üyelerine ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Konser takvimleri için sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Sevgiler.

Göksel Aksel

 

Bir cevap yazın