Haberler,  Kültürel Perspektif,  Perspektifler,  Yazılar

DasDas’ta “İki Kişilik Oyun”

Binnur Kaya ve Mert Fırat‘ın aynı sahnede buluştuğu, seyircinin kahkahaya doyduğu, tam da tadında bir tiyatro oyunu olan İki Kişilik Oyun‘u geçen hafta İstanbul’da seyrettim. Oyun öncesi Binnur Kaya’yı, oyun sonrası da Mert Fırat’ı görüp ayak üstü sohbet etme şansım oldu. İşte yaşananlar; sizler için yazdım.

İtalya’dan Türkiye’ye Şahane Bir Uyarlama

İtalyan tiyatrosunun duayen ikilisi Dario Fo ve Franca Rame tarafından yazılan oyunu, sayısız metin çevirisi ile dilimize eserler kazandıran Füsun Demirel Türkçe’ye çevirmiş. Uyarlama Binnur Kaya ve Mert Fırat tarafından yapılmış. Çeviri ve uyarlama o kadar başarılı ki seyirci asla yabancılık çekmiyor. Yönetmen koltuğunda yine Binnur Kaya ve Mert Fırat’ı aynı anda görüyoruz. Baştan sona şahane bir uyarlama olmuş.

Oyun adeta sert kabuklu bir yemişin içi açar gibi bir ilişkinin içi açıyor. Bir ilişki nasıl başlıyor, nerede çatırdıyor, insanlar ne zaman uzaklaşıyor katman katman izliyoruz. Hatta boşanma dedikleri şey gerçekten bir “bitiş” mi, yoksa başka bir şeyin başlangıcı mı, onu da sorgulatıyor. Ama bunu ağır bir dramla değil, bol bol ironiyle ve yerinde esprilerle yapıyor.

İki insanın bir kriz anındaki hâlini izlerken, bir yandan gülüyorsun bir yandan da “burası tanıdık” hissi geliyor. Toplumsal roller, kadın-erkek beklentileri, çifte standartlar… Hepsi var ama gözüne sokulmadan, akışın içinde kendini gösteriyor.

Sahne sade, anlatım direkt. Oyuncular zaman zaman seyirciyle göz göze geliyor gibi hissettiriyor. Bu da mesafeyi iyice kaldırıyor.

Kısacası, sadece güldüren bir komedi değil bu. Biraz kendine baktıran, biraz da ilişkiler üzerine ince ince düşünmeye iten bir oyun.

Sanatçı Performansları: Mert Fırat ve Binnur Kaya ilk kez aynı sahnede! 

İtiraf etmeliyim ki bu kadar beğeneceğimi tahmin etmiyordum. Popülist, totale hitap eden, ticari kaygı güden bir yapım olduğu ön yargısı ile izlediğim oyunda, metin kadar sanatçı performansları da ön yargılarımı yıktı doğrusu. İki sanatçı birlikte harikalar yarattı. İzleyici bir an bile sıkılmadı, kopmadı. Hele ben, salondan çıktığımda gülmekten elmacık kemiklerim ağrıyordu resmen.

Ayrıca eklemek istediğim bir konu da şu, Binnur Kaya’nın da Mert Fırat’ın da sahnedeki duruşları, Türkçemizi ustaca kullanmaları, sesletimlerinin kusursuzluğu, oyunun başından sonuna kadar işe ve seyirciye sonsuz saygı duyduklarını gösteren beden dilleri takdire şayandı.

Öte yandan sanatçılar temsil boyunca birbirini sürekli destekledi. Yapımın dayanışma içinde, saygı ve sevgi dolu bir çalışma ortamının ürünü olduğunu hissettim. Egolarından, hırslarından arınmış, birbirine saygı duyan sanatçıları izlemek ruhumu besledi açıkçası.

Teknik Ekibe Teşekkür!

Tiyatro ya da sinema yapımlarında sanatçılar kadar reji de çok önemlidir. Zaten oyunu yöneten Binnur Kaya ve Mert Fırat’tı. Arka planda çalışan herkes bence işini hakkıyla yapmıştı. Dekor ve ışık tasarımda Cem Yılmazer, yardımcı yönetmen koltuğunda Elif Mandan, hareket düzeninde Canberk Yıldız, görsel tasarımda Sevde Karaman ve Zeynep Hancı, fotoğraflamada Kenan Özcan, afiş tasarımda Fatih Hardal, asistan Ezgi Bağ, ve tüm teknik detaylara yine dokunuş yapan Mert Fırat ile Binnur Kaya. Bir izleyici, bir yorumcu olarak hepsini tek tek tebrik ediyorum.

Oyun Öncesi Binnur Kaya!

Yoğun geçirdiğim bir gezi gününün sonunda, rafine sanat zevkleri ile entelektüelitemi daima besleyen canım Melike ve Eda ile oyunu izlemek üzere DasDas’ta buluştuk. Nazarlık bir ilkbahar ikindisi vaktiydi. Oyun öncesi sohbet ve yemek için oturduk. Tesadüf bu ya, sevgili Binnur Kaya gelip hemen arkamızdaki masaya oturdu. Yanına gidip selam verdim. Nasıl bir tevazu ile karşıladı, nasıl güler yüzlü ve sabırlıydı anlatamam. Ayaküstü sohbet ettik. Oyun ile ilgili eleştirilerimi yazacağımı belirttim, iyi dileklerimi sundum ve ayrıldık. Gerçek sanatçı, gerçek insan büyüdükçe küçülmelidir bence. Binnur Kaya bunun çok güzel bir örneği diye düşünüyorum.

Oyun Sonrası Mert Fırat!

Keyif dolu oyunun ardından canım Melike ve Eda ile yine DasDas’ta oturup sohbetimize devam ettik. İlerleyen dakikalarda Mert Fırat geldi. Binnur Kaya gibi aynı tevazuyu gösterip göstermeyeceğini ileri boyutta merak ettiğim için Melike ve Eda’nın engellemelerine rağmen yanına uğradım. Hayda! Nasıl beyefendi, nasıl kibar. Aslında Mert Fırat’ın fiziksel üstünlüğü (yakışıklılığı) ve başarısı sebebiyle egosunun biraz büyük olacağını düşünmüştüm. Belki de öyledir, bilemem. Fakat önemli olan bunu seyircisine, sevenlerine yansıtmaması değil mi? O da aynı şekilde güler yüzlü, ilgili, kibar şekilde karşıladı. Biraz sohbet ettik. Bloğumdan bahsettim, tebriklerimi sundum ve ayrıldık.

Ne tiyatrocular görüyorum burunlarından kıl aldırmıyorlar, ne sanatçılarla çalıştım küstahlıkları destan olur; işte böyle Binnur Kaya ve Mert Fırat gibi sanatçılarla tanışınca insanlık adına umut doluyor içim. İkisine de teşekkür ediyorum.

Güzel bir etkinlikti. Her anlamda memnun kaldım ve mutlu oldum. Siz de şehrinize geldiğinde mutlaka İki Kişilik Oyun’u izleyin derim.

Yaşasın tiyatro!

Sevgiler.

Göksel Aksel

Fotoğraf ve Künye Kaynak: Biletinial

 

 

Bir cevap yazın