
Zevzeklik Endüstrisi ve Kişisel Gelişemeyenler
Bugün ekranlarımızı açtığımızda bizi karşılayan manzara, insanlık adına hüzün verici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Yeni akım medya, giderek daha çok “zevzeklik endüstrisi”nin arenasına dönüşüyor. İnsanların kendi onurlarını, duygularını, öz değerlerini, toplumsal değerleri hiçe sayarak, saçma sapan videolar çekip bundan para kazandığı bir düzene dönüştü ne yazık ki.
Evet, belki kahkahalar atıyoruz; ama aslında insani duygular küçümseniyor, örf, anane ve ahlak yozlaşıyor. Çünkü hayatın en ciddi meseleleri bile artık “bitmeyen eğlence” malzemesi hâline geliyor. Örneğin sabah genç bir kardeşimizin videosuna denk geldim. Plaj gibi bir yerin duşunda soğuk su ile duş alacak olan “kaslı maslı, Adonis vücutlu” bu genci diğer arkadaşları duşun altına sokarken kahkahalar ve küfürler havada uçuyor. Soğuk su altına girecek olan genç, diğer genç eline şampuan dökerken, güya bir motivasyon cümlesi kuruyor; “Çanakkale’de delikanlılar donarak öldü lan”. Ne kadar acı. Çanakkale şehitlerimizden bahsederken gözü dolan, yüreği titreyen gençlerdik biz. Şimdi ise gençler aziz şehitlerimizi zevzek videolarına malzeme ediyorlar. Çok üzüldüm, çok canım yandı bu videoyu izlerken. Basit bir detay gibi görünebilir ama yozlaşmanın resmi değil de nedir bu? Videonun altına yorumumu yazdım ama bu genç kardeşimiz hatasını kabul etmedi… Buna benzer sayısız örnek var sosyal medyada. Gerçekten büyük bir hüsran bence. Gençlerin büyük kısmının artık tek derdi tıklanmak, takip edilmek, para, lüks ve şöhret sahibi olmak.
Sosyal medyada zevzeklik şöhretine kavuşmuş kişilerin kendilerini “başarılı” olarak tanımlaması, trajikomik bir yanılsamadan ibaret bence. Çünkü para ve şöhret, tek başına başarı ölçütü olamaz. Başarı, birkaç viral video ile gelen sahte alkışlarda değil, insanın kendi öz değerleriyle kurduğu barışta gizlidir.
Gerçek kişisel gelişim, sürekli kendini pazarlayarak para kazanma çabasında olmak değil; kendi küçük dünyanda kendin olabilmek, üreterek gelişmek, sürekli şikayet etmek yerine çaba göstermek, bu yolcuklukta şükür enerjisinde kalabilmektir. Kendini olduğu gibi kabul edebilen, ailesiyle ve toplumuyla uyum içinde yaşamayı öğrenebilen kişi, zaten kişisel gelişmiş bir insandır.
Kişisel gelişim, her an daha çok tüketmek, daha çok görünmek, daha çok “takip edilmek” değildir.
Tam tersine:
Hayatla barışmayı,
Gerçekten yaşamaya motive olmayı,
Ve kendi değerini parayla ölçmemeyi öğrenmektir.
Peki bunu nasıl başarabiliriz?
İşte burada NLP (Neuro-Linguistic Programming) devreye giriyor. NLP, zihinsel kalıpları fark etmemizi, içsel gücümüzle yeniden bağ kurmamızı sağlar. İnsan kendi düşünce yapısını dönüştürdüğünde, başkalarının sahte onayına ihtiyaç duymaz.
Eğer sen de “gerçek kişisel gelişim” ile bu zevzeklik endüstrisinin arasındaki farkı keşfetmek istiyorsan, gel seninle bir Türk Kahvesi içelim. Sohbet edelim, zihnini dinleyelim, yeni yollar arayalım. Bana Instagram’dan ulaşabilirsin 🌿
Çünkü kişisel gelişim, sahte şöhret ışıklarının altında değil; bazen bir kahvenin kırk yıllık hatırında saklıdır.
Sevgiler.

Hattat, Ölmeden Ölmek
Bunları da beğenebilirsiniz

Göksel’den Hashtag: #MükreminGezgin #PınarKerimoğlu
6 Haziran 2024
Ankara’da Dogville Rüzgarı!
19 Mayıs 2024